6 Kasım 2012 Salı

FİİLLER (EYLEMLER)



Fiiller, kalıcı kavram ya da varlıkları karşılamaz. Bunlar hareketleri, oluşları, durumları karşılar. Mastar halinde bir hareketin adı olurlar: “yürümek, olmak, düşünmek vs.” Bir oluşu, bir durumu veya bir kılışı kip ve kişiye bağlayarak anlatan sözcüklere denir.
Pratik olarak ismi fiilden ayırmak için –me, -ma olumsuzluk ekini ya da –mak ,-mek mastar ekini kullanırız.Eğer bir kelimenin sonuna –ma ,-me olumsuzluk ekini ya da –mak ,-mek mastar ekini getirebiliyorsak o kelime fiil demektir.Getiremiyorsak o kelime isim soylu bir kelimedir.

Örnek: Geldi——— gelmedi, gelmek
Örnek: Oturmuş—— oturmamış, oturmak
Örnek: Söylüyorum———- söylemiyorum, söylemek
Görüldüğü gibi yukarıdaki kelimelere –ma,-me ve –mak,-mek getirebilmekteyiz. Öyleyse bu kelimeler fiildir.

Örnek: Kitap——— kitapma , kitapmak
Yukarıdaki ‘kitap’ sözcüğüne ise bu ekleri getiremiyoruz.Öyleyse bu kelime isimdir.

Fiiller, anlattıkları hareketin niteliğine göre değişik özellikler gösterir.Bunları üç grupta inceleyebiliriz:a)Kılış fiilleri b)Durum fiilleri c)Oluş fiilleri.
Bunları birbirinden ayırt etmek için pratik olarak şu bilgiyi kullanabiliriz.: Eğer bir fiil geçişli ise (yani ‘neyi’, ‘kimi’ sorularını sorabiliyorsak) kılış fiilidir.
Örnek: Kırmak ,atmak , dikmek, içmek, ezmek,delmek,yolmak,dizmek…

Görüldüğü gibi yukarıdaki fiillere ‘neyi kırmak?, neyi atmak…’sorularını yöneltebiliyoruz. Öyleyse bu fiiller geçişlidir ve geçişli olduğu için de kılış fiilidir. Fiil, öznenin kendi iradesi dışında geçirdiği değişimi anlatıyorsa ve bir hareket bildirmiyorsa o fiil oluş fiilidir.
Örnek: Sararmak ,Yaşlanmak,Uzamak, Paslanmak,büyümek,solmak,acıkmak…

Görüldüğü gibi yukarıdaki fiiller geçişli olmadığı için kılış fiili olamaz.Bir hareket olmadığı için ve eylem öznenin kendi isteği dışında gerçekleştiği için bu fiiller oluş fiilidir. Fiil, öznenin kendi iradesinde yani kendi isteği ile gerçekleşiyorsa ve fiil bir hareket ifade ediyorsa o fiil durum fiilidir.
Örnek: Yürümek, oturmak, gitmek, çıkmak,ağlamak…

Görüldüğü gibi yukarıdaki fiiller , bir hareket bildirmektedir ve bu hareket kişinin kendi isteğiyle gerçekleşmektedir bu yüzden yukarıdaki fiiller durum fiilleridir.
Not: Durum fiilleri de oluş fiilleri de geçişsiz fiillerdir.

Görüldüğü gibi yukarıdaki fiiller , bir hareket bildirmektedir ve bu hareket kişinin kendi isteğiyle gerçekleşmektedir bu yüzden yukarıdaki fiiller durum fiilleridir.
Not: Durum fiilleri de oluş fiilleri de geçişsiz fiillerdir.

ZAMAN EKLERİ KİP EKLERİ

 

Haber kiplerinde zaman anlamı vardır, dilek kiplerinde zaman anlamı yoktur.
Zaman anlamı taşıyan kiplere “haber” kipi denmesini şöyle açıklayabiliriz. Televizyonda haberleri izlerken spikerin ağzından “Tren kazasında üç kişi öl.” (görülen geçmiş zaman), “Başbakan yarın yurda dönecek.” (gelecek zaman) gibilerinden cümleler duyarız. Bu cümlelerde seyirciye haber verme amacı vardır. Herhangi bir dilek, istek, rica anlamı yoktur. Seyirci, haberleri dinler, birtakım olaylardan haberdar olur. Haber spikeri seyirciden herhangi bir şey yapmasını istemez. İşte bu yüzden, zaman anlamı taşıyan kiplere “haber kipi” denmektedir.
Haber kipi sözünü duyduğumuzda aklımıza “zaman” gelmelidir. Türkçede beş temel zaman vardır: geniş zaman, şimdiki zaman, görülen geçmiş zaman, duyulan geçmiş zaman ve gelecek zaman. Haber kipi dendiğinde, aklımıza bu beş temel zaman ve bu zamanları karşılayan ekler gelmelidir.
Dilek kiplerinde zaman anlamı yoktur, gelecekle ilgili birtakım “tasarılar” vardır. Dilek kipinde emir, istek, gereklilik ve şart anlamları söz konusudur. Dilek kipinin kullanılış amacı, karşı tarafı haberdar etmek değildir. Cümleyi söyleyen kişi karşı taraftan bir şeyler ister, diler. Dilek kipiyle çekimlenmiş bir cümleyi duyan kişi hemen harekete geçer, bir şeyler yapar. Haber kipinde, dinleyen kişiler pasiftir, fakat dilek kipinde dinleyen kişiler aktiftir. “Hadi kahve içelim.” (istek kipi), “Bu kitabı okumalısın.” (gereklilik kipi) gibi dilek kipleriyle çekimlenmiş cümlelerde, söyleyen kişi karşısındakinden birtakım isteklerde bulunur. Karşı taraf bu cümleleri duyunca harekete geçer.

A) HABER KİPİ EKLERİ

1. Geniş Zaman Kipi (–r, –ar, –er, –ır, –ir, –ur, –ür)
Sürekli tekrarlanan, alışkanlık haline gelen fiiller bu kiple karşılanır.

Sabahları erken kalkarım.
Konu bitimlerinde mutlaka test çözeriz.

Geniş zaman kipinin olumsuz çekiminde kip eki “–r” düşer.

“izlerim” iz–le–r–im → “izlemem” iz–le–me–m

Normal şartlarda “izlerim” fiilinin olumsuzunun “izlemerim” biçiminde olması düşünülür. Fakat böyle olmaz. Geniş zaman eki “–r” düşer. Ek düşmesine rağmen, fiildeki geniş zaman anlamı yok olmaz.

Geniş zaman kipinin 2. ve 3. kişi olumsuz çekimlerinde, kip eki “–r”nin “–z”ye dönüştüğü görülür.

“üşürsünüz” üşü–r–sünüz → “üşümezsiniz” üşü–me–z–siniz

Normal şartlarda “üşürsünüz” fiilinin olumsuzunun “üşümersiniz” biçiminde olması düşünülür. Fakat böyle olmaz. Geniş zaman eki “–r”, fiilin olumsuz çekiminde “–z”ye dönüşür.

2. Şimdiki Zaman Kipi (–yor)
Başlamış ve sürmekte olan fiilleri anlatmak için bu kip kullanılır.

Babam bahçedeki ağaçları buduyor.
(“buda–” fiili başlamış ve halen sürüyor.)

Şimdiki zaman eki “–yor”, düz–geniş “a,e” ünlüleriyle biten fiillere geldiğinde, bu ünlüleri daraltarak “ı,i,u,ü” biçimlerine dönüştürür. Bu olaya “ünlü daralması” denir.

çınla-yor → “çınlıyor” (ünlü daralması)
gizle–yor → “gizliyor” (ünlü daralması)

Şimdiki zaman eki “–yor”, ünsüzle biten fiillere geldiğinde araya “yardımcı ünlü” (ı,i,u,ü) girer. Bu olaya “ünlü türemesi” denir.

kaç–yor → “kaç–ı–yor” (ünlü türemesi)
kes–yor → “kes–i–yor” (ünlü türemesi)

3. Görülen Geçmiş Zaman Kipi (–dı, –di, –du, –dü, –tı, –ti, –tu, –tü)
Geçmişte yapılan, kişinin tanık olduğu, gördüğü fiiller bu kiple karşılanır.
Kişi tarafından görülmese bile, gerçekleştiği kesin olarak bilinen fiiller yine bu kiple karşılanır.

Hakan Şükür, dünkü maçta iki gol at.
(Kişi, maçı stadyumda veya evinde izlemiş, gollerin atılışını görmüştür.)

4. Duyulan Geçmiş Zaman Kipi (–mış, –miş, –muş, –müş)
Geçmişte yapılan, kişinin tanık olmadığı, görmediği, başkasından duyup öğrendiği fiiller bu kiple karşılanır.

Hakan Şükür dünkü maçta iki gol atmış.
(Kişi, maçı stadyumda veya evinde izlememiş, Hakan Şükür’ün iki gol attığını kendisi görmemiş, başkasından duyup öğrenmiştir.)

5. Gelecek Zaman Kipi (–acak, –ecek)
Henüz gerçekleşmemiş, gelecekte yapılacak fiiller bu kiple karşılanır.

Maaşımı çekince odun kömür alacağım.
Eve ne zaman döneceksin?

Gelecek zaman eki “–acak, –ecek”, ünlüyle biten fiillere geldiğinde araya “y” kaynaştırma ünsüzü girer. Bu olaya “ünsüz türemesi” denir.

anla–acak → “anla–y–acak” (ünsüz türemesi)
süsle–ecek → “süsle–y–ecek” (ünsüz türemesi)

B) DİLEK KİPİ EKLERİ

1. Emir Kipi
Fiilin yapılmasını emretmek amacıyla bu kip kullanılır.
Emir kipinin özel bir eki yoktur. Emir kipi kişi ekleriyle yapılır.
Emir kipinin 1. tekil kişi ve 1. çoğul kişi çekimleri yoktur.
Emir kipinin 2. tekil kişi çekimi eksiz yapılır.

Söylediklerimi defterinize yazın.
Çabuk dışarı çık!
Eşyaların hepsini yukarı taşısınlar.

“sus-“ fiilini emir kipiyle çekimleyelim:
─ ─
sus susun / susunuz
sussun sussunlar

Kök ve gövde durumundaki fiilleri yalın biçimde kullanmak, emir kipinin 2. tekil kişisiyle çekimlemek anlamına gelir. Bu sebeple mastar durumundaki fiilleri yazarken, fiillerin sonuna mutlaka ya kısa çizgi (–) ya da “–mak, –mek” mastar eki getirilir.

Mastar durumundaki fiillerin sonuna konulan kısa çizgi (–), fiildeki ünlünün kalın ya da ince olmasına göre “mak, mek” diye okunur. “git–” biçiminde yazılan bir fiili “gitmek” diye okuruz. Bu fiili “git” diye okumak yanlıştır. Çünkü “git” dediğimizde, fiili emir kipinin 2. tekil kişisiyle çekimlemiş oluruz. Mastar durumundaki “git–” fiilini, “git” diye okursak, “Sen git.” Anlamı ortaya çıkar ki, kastedilen bu değildir.

Git : mastar durumunda
gitmek: mastar durumunda
git : emir kipinin 2. tekil kişisiyle çekimlenmiş (“Sen git.” Anlamında)

2. İstek Kipi (–a, –e)

Yapılmasını istediğimiz fiilleri bu kiple karşılarız.
Fiillere “-a, -e” eki getirilerek yapılır.
Okul çıkışında Teknosa’ya gidelim.
Şoför Bey, müsait yerde ineyim.

“gül-“ fiilini istek kipiyle çekimleyelim:
güleyim gülelim
gülesin gülesiniz
güle güleler

İstek kipi eki “–a, -e”, ünlüyle biten fiillere geldiğinde araya “y” kaynaştırma ünsüzü girer.
Taşı–a–lım → taşı–y–a–lım


3. Gereklilik Kipi (–malı, –meli)
Fiilin yapılması gerektiğini belirtmek için bu kip kullanılır.
Fiillere “-malı, -meli” eki getirilerek yapılır.

Taksitleri zamanında yatırmalısın.
Gençlere daha hoşgörülü davranmalıyız.

“çalış-“ fiilini gereklilik kipiyle çekimleyelim:
çalışmalıyım çalışmalıyız
çalışmalısın çalışmalısınız
çalışmalı çalışmalılar

4. Şart Kipi (–sa, –se)

Fiilin gerçekleşmesinin bir koşula bağlı olduğunu belirtmek için bu kip kullanılır.
Fiillere “-sa, -se” eki getirilerek yapılır.

“düşün-“ fiilini şart kipiyle çekimleyelim:
düşünsem düşünsek
düşünsen düşünseniz
düşünse düşünseler

Şart kipi eki “–sa, –se”, birleşik cümlelerde ikinci yargının gerçekleşmesini bir koşula bağlar.
Azıcık uyusam başımın ağrısı geçer.

Şart kipi eki “–sa, –se”, kimi zaman istek, dilek, rica anlamlarında da kullanılabilir.

Televizyonun sesini azıcık kıssan.
Yarınki geziye siz de gelseniz.
Bu akşam biraz erken uyusak.


FİİLLERİN BİRLEŞİK ZAMANLI (KİPLİ) ÇEKİMİ
Fiillerin basit zamanlı çekimlerine “di, miş, se” getirilerek yapılır.
Basit zamanlı fiil: İçinde bir tane kip eki bulunan fiillere denir.
Birleşik zamanlı fiil: İçinde iki tane kip eki bulunan fiillere denir.

1. Hikâye Birleşik Zaman (di)
Basit zamanlı fiillere “di” getirilerek yapılır.
Yürüyorum : şimdiki zaman
yürüyordum (yürüyor idim) : şimdiki zamanın hikâyesi

Az kalsın önümüzdeki kamyona çarpacaktık.
Çocukken denizden korkardım.

2. Rivayet Birleşik Zaman (miş)
Basit zamanlı fiillere “miş” getirilerek yapılır.
Satacak : gelecek zaman
satacakmış (satacak imiş) : gelecek zamanın rivayeti

Niçin gelmediğini söyleyecekmiş.
Dün bu saatlerde maç izliyormuş.

3. Şart Birleşik Zaman (se)
Basit zamanlı fiillere “se” getirilerek yapılır.
Gelirim : geniş zaman
gelirsem (gelir isem) : geniş zamanın şartı

Burada sıkılysan, başka bir yere gidebiliriz.
Kemal’i görürsen, selamımı söyle.
                                                BİLEŞİK FİİLLER

İki veya daha fazla sözün bir araya gelerek kendi anlamlarından farklı bir anlam verecek ve bir hareketi karşılayacak biçimde kalıplaşmasıyla oluşan fiillerdir. Yapılışına göre üç grupta incelenebilir:

A.   Kuralsız Bileşik Fiiller (Yardımcı Fiille Yapılan Bileşik Fiiller)

Bir yardımcı fiille ondan önce gelen adsoylu bir sözcükten oluşur. Yardımcı fiil olarak “etmek, olmak, eylemek, kılmak” gibi fiiller kullanılır.

Etmek

“Bu olay beni çok tedirgin etti.”

“Gelmeden önce mutlaka telefon ederdi.”

“Akşamki yemek beni rahatsız etti.”

“Her şey yoluna girer, biraz sabret.”

cümlelerinde altı çizili sözler bileşik fiildir. Bu fiillerde daha çok isim görevindeki sözcüğün anlamı hâkimdir.

“Etmek” yardımcı eylemi bazı cümlelerde kendi anlamında da kullanılabilir.

“Bu ev söylendiği kadar etmez.”

cümlesinde “etmek” eylemi “değer, tutar” anlamında kullanılmıştır.

Bazen “etmek” yardımcı fiiliyle isim arasına başka sözcükler girebilir.

“Çok ağır işler yüklendi sırtına, ama şikayet bile etmedi adam.”

Bu tür fiillerde isim soylu sözcük çoğu zaman çekim eki alamaz. Ancak bazen istisnalar görülebilir.

“Hele bir dediğini yapma, sana ne işler eder görürsün.” cümlesinde “işler” sözcüğü çoğul eki almıştır.

Olmak

“Adam birden ortalıktan yok oldu.”

“Soğukta uzun süre kalınca hasta olmuş.”

“Konuşmacının sözlerine herkes mest oldu.”

“Bu küçük odaya iki gündür hapsolduk sanki.”

cümlelerinde altı çizili eylemler bileşik eylemdir.

“Kardeşim bu yıl doktor olacak.”

cümlesinde “olmak” eylemi meslek bildirmiş. Bu tür kullanımlarda da bileşik fiil yapmıştır.

“Olmak” yardımcı eylemi kendi anlamında da kullanılabilir.

“Benim de bazen hayallere daldığım olmuştur.”

“Olmak” fiilinin bileşik eylem yapıp yapmadığını anlamak için onu kendinden önceki sözcükle kullanabiliriz. Örneğin “doktor olmak” anlamlı bir fiildir de “daldığım olmak” anlamlı değildir.

Bunların dışında kullanılan “eylemek, kılmak” gibi yardımcı eylemler günümüzde yerlerini “etmek” eylemine bırakmışlardır.

Seyreyledim eşkal-i hayatı

Ben havz-ı hayalin sularında

dizelerinde altı çizili eylem “eylemek” yardımcı eylemiyle yapılan bir bileşik eylemdir.

“Sözü etkili kılmak için sözcükleri iyi seçmek gerekir.”

cümlesindeki “etkili” sözcüğü de “kılmak” yardımcı eylemiyle yapılmıştır.

B.   Kurallı Bileşik Fiiller

Bunlar belli kurallara göre yapılan ve her birinin özel bir adla karşılandığı fiillerdir. Yardımcı eylemden önce bir fiil unsurunun getirilmesiyle yapılır. Dört grupta incelenir.

1)   Yeterlilik  Bileşik Fiili

Yapmaya gücü yetmek anlamında olan bu fiilin yapılışı “fiil + a(e) + bilmek” şeklindedir.

“Kapıyı biraz açabilir miyiz?”

“Sizinle ben de gelebilirim.”

cümlelerinde altı çizili fiiller yeterlik fiilleridir. Bu fiilin olumsuzunda yardımcı eylem tamamen ortadan kalkar.

“Soruyu kimse çözemedi.”

“Çok aradım, ama bulamadım.”

cümlelerinde altı çizili sözcükler yeterlik fiilinin olumsuz şekilleridir. Görüldüğü gibi yardımcı eylem yoktur. Fiile “-ama-, -eme-” şeklinde bir ek getirilerek oluşturulmuştur.

Bazen bir fiile yeterlik fiilinin hem olumlu hem olumsuz şekilleri getirilebilir.

“Bu soruyu o da çözemeyebilir.”

2)   Tezlik Bileşik Fiili

Anlamında bir çabukluk ifadesi olan tezlik fiilinin yapılışı “fiil + ı (i, u, ü) + vermek” şeklindedir.

“O kadar soruyu bir saatte çözüverdi.”

“Şu paketleri üçüncü kata çıkarıver.”

cümlelerinde altı çizili fiiller tezlik fiilidir. Bu fiilin olumsuzu, az da olsa kullanılır:

“O kadar bekledim, bana bir mektup bile yazıvermedin.”

Olumsuz bir fiilin tezlik fiili olması durumunda ise, fiil “vazgeçme, bırakma” anlamları verir:

“Adamın üzerine fazla gitmeyin, sonra bir daha gelmeyiverir.”

3)   Sürerlik Bileşik Fiili

Anlamında bir devamlılık görülen bu fiilin yapılışı

şu şekildedir: Fiil + a(e) + kalmak

durmak

gelmek

“Kavga edenlerin haline bakakaldı.”

“Sen olayı düşünedur, ben şu yazıyı müdüre verip geleyim.”

“Asırlar öncesinden süregelen bu adetleri bırakmak kolay değil.”

cümlelerinde altı çizili fiiller sürerlik fiilleridir. Bu fiillerin olumsuzları kullanılmaz.

4)   Yaklaşma Bileşik Fiili

Anlamında “az kalsın olacaktı” ifadesi görülen bu fiilin yapılışı “fiil + a(e)+ yazmak” şeklindedir; yazı dilinde pek kullanılmaz, yerel bir söyleyiştir.

“İşe giderken yolda düşeyazdım.”

cümlesinde altı çizili sözcük yaklaşma fiilidir.

5)    Anlamca Kaynaşmış Bileşik Fiiller

Belli bir yardımcı fiili olmayan, sözcüklerin kendi anlamları dışında bir anlam verecek biçimde kaynaştıkları bileşik fiillerdir. Bunların büyük çoğunluğunu deyimler oluşturur.

“Tüm canlılar dile gelmişti sanki.”

“Her yeni düşünceye karşı çıkman doğru değil.”

“Burada geçen yıl meydana gelen olayda, iki kişi ölmüştü.”

“Bu davranışı, onu herkesin gözünden düşürdü.”

cümlelerinde altı çizili sözler birer anlamca kaynaşmış bileşik fiildir.

FİİLLERDE ANLAM(ZAMAN ) KAYMASI

Fiil çekimlerinde kullanılan kip ve zaman ekleri her zaman kendi anlamlarında kullanılmaz. Bu ekler birbirlerinin yerlerine de geçebilir. Elbette bu, cümlenin anlamıyla ilgilidir. Kısaca, cümlede yüklemin çekimlendiği kip veya zamanla işin yapıldığı kip veya zamanın farklı olmasına anlam kayması denir.

“Sizi yarın burada bekliyorum.” cümlesinde “bekliyorum” yüklemi şimdiki zamanla çekimlendiği halde iş “yarın” yani gelecek zamanda yapılacaktır. Öyleyse burada zaman kayması vardır.

“O her gün aynı saatte yola çıkıyor.”

cümlesinde fiil şimdiki zamanla çekimlenmiş, iş “her gün” yani geniş zamanda yapılıyor.

“O daha üç yaşındayken babasını kaybediyor.”

cümlesinde fiil şimdiki zamanla çekimlenmiş, iş geçmiş zamanda olmuş.

“Bu dilekçeyi sonra yazarsınız.”

Cümlesinde fiil geniş zamanda çekimlenmiş, iş gelecek zamanda yapılacak.

“Keloğlan’ın yolu bir gün bir kasabaya düşer.”

cümlesinde geniş zaman, geçmiş zaman yerine kullanılmış.

Bazı cümlelerde ise haber kipleri dilek kipleri yerine kullanılır.

“Bu cami de bize Selçuklulardan kalma bir eser olacak.”

cümlesinde gelecek zaman, gereklilik kipi (olmalı) anlamında kullanılmıştır.

Bazen dilek kipleri de birbirleri yerine kullanılır.

“Gelsen de şu işleri birlikte yapsak.” cümlesinde şart kipi, istek anlamında kullanılmıştır.

“Şöyle buyrun efendim!” cümlesinde emir, istek anlamındadır.

Örnekler çoğaltılabilir. Sonuç olarak, önce yüklemin kip veya zamanına daha sonra işin yapıldığı kip veya zamana bakarsak ve bunların farklı olduğunu görürsek, cümlede anlam (zaman) kayması vardır.

Zaman kaymasının olduğu cümleler anlamca bozuk değildir. Bu sadece Türkçe’nin bir söyleyiş zenginliğidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder